Sağlık

Öğretim Üyesi Nuri Bingöl: “Bu tür patlamalar nadir de olsa ciddi sonuçlar doğurabiliyor”

Kocaeli’nin Derince ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ait siloda toz sıkışması nedeniyle meydana geldiği tahmin edilen patlamayı değerlendiren üye İş Güvenliği Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Nuri Bingöl, “Bu patlamalar nadiren görülse de, un, şeker, yem, kakao, tekstil tozları ciddi patlamalara neden olabiliyor.” söz konusu. Bu tür depolarda gerekli önlemlerin alınması gerektiğine işaret eden Bingöl, tozlarda ıslatma tekniğinin, havalandırmanın, biriken tozların toplanıp temizlenmesinin önemine vurgu yaptı.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı İş Güvenliği  profesyonel  Dr. Öğretim Üyesi Nuri Bingöl, Kocaeli Toprak Mahsulleri Ofisi’nde meydana gelen patlamayla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Yanıcı bir toz patlamasıyla karşı karşıyayız”

Kocaeli’nin Derince ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ait siloda patlama meydana geldi ve 12 kişi yaralandı. Patlamayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı, İş Güvenliği   Uzman Dr. Öğretim Üyesi Nuri Bingöl, “Gerekli koşullar sağlandığında her yanıcı madde patlama riski oluşturabilir. Yanıcı sıvıların buharları, yanıcı gazlar ve yanıcı tozlar havadaki oksijen ile yaptıkları belirli konsantrasyonlarda bir tutuşturma kaynağı ile karşılaştıklarında ‘patlayıcı atmosfer’ dediğimiz patlamalara ve kısaca ATEX (Patlayıcı Atmosfer) patlamalarına neden olurlar. Yani patlayıcı bir ortamda rastgele bir kıvılcımın bir ateşleyici ile karşılaşması durumunda bu tür patlamalara zaman zaman şahit oluyoruz. Buradaki görüntü bizim için böyle bir görüntü oluşturuyor. Dolayısıyla yanıcı toz patlaması dediğimiz bir durumla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim. Burada terminoloji doğru olarak kullanılmalıdır. Toz reçel diye fiyatlandırmak doğru olmaz. Tozlar sıkıştırılmasa veya sıkıştırılmasa bile patlayıcı olamazlar. Biriken tabakalar halindeki yanıcı tozlar yanabilir, yangına neden olabilir ama patlamazlar. Yanıcı toz patlamasında biriken tozun etkileri havada asılı kalan tozun oluşturduğu yoğunlaşma sonucu oluşacak ilk patlamadan sonra; Biriken katman tozları havaya karışarak ikincil patlamalara ve domino etkisine neden oluyor.” söz konusu.

Patlamanın nispeten şiddetli olduğunu belirten Bingöl, “Ancak dinamit gibi patlayıcı bir maddeye kıyasla çok şiddetli olmadığını söyleyebiliriz. Yani bir dinamit bu patlamadan belki 500 kat daha güçlü patlıyor. Ortadaki yıkıcı etki çok daha büyük olacaktır. Bu tür patlamalar yaklaşık 10 barlık bir basınçla patlar. Yanıcı sıvıların ve yanıcı gazların buharları birikip havadaki oksijenle buluştuğunda da aynı tip patlamalarla karşılaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

Gerekli önlemler alınmalı…

Riskli depolarda gerekli önlemlerin alınması gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nuri Bingöl, “Aynı şekliyle doğalgaz sıkıştırması deniyor ama doğalgaz aslında sıkıştırma yapmıyor. Doğal gaz birikir ve biriktiğinde de böyle bir ortam oluşturur. Biz buna patlayıcı atmosfer diyoruz. Bunlar yakıt buharları gibi yanıcı sıvılarda zaman zaman gördüğümüz olaylardır. Yani literatürde pudra şekeri ve un tozu var. Bu patlamalar nadiren görülse de kakao tozu, dokuma tozları bu haldeyken önemli patlamalar oluşturabilir. Deprem etkisi diyor çünkü patlamanın büyüklüğü biraz fazla gibi görünüyor çünkü boyutu çok büyük. Daha küçük bir depoda bir patlama olsaydı muhtemelen bu büyüklükte olmazdı. Bu nedenle yem fabrikalarında ve bazen de un fabrikalarında bu tür depolara yükleme, boşaltma ve boşaltma yapılırken gerekli önlemler alınmalıdır.” terimleri kullandı.

Havalandırma önemli bir önlemdir!

Tozlarda ıslatma tekniğinin değerli bir ölçü olduğunun altını çizen üye Dr. Öğretim Üyesi Nuri Bingöl, “Toz patlamalarıyla çok sık karşılaşmadığımız için diğerlerine göre ihmal edilme durumu olabiliyor. Burada alınabilecek önlemler adet olduğu üzere buğday ve tahıl konusunda pek bir şey söyleyemem ama ıslatma tekniği genellikle tozlarda uygulanır. Özellikle yerdeki tozlar havada asılı kalmamalıdır. Çünkü askıda kaldığında havadaki oksijen ile 3-5 saniye de olsa bir konsantrasyon oluşturur. Bu tip patlama risklerine karşı depolarda meydana gelebilecek patlamanın etkilerini azaltmak için patlamadaki basıncı azaltan patlama kapakları da kullanılmalıdır. söz konusu.

Zeminde tabakalar halinde biriken tozların çok fazla risk oluşturmadığını belirten Bingöl, “Bu nedenle ıslatma tekniği uygulanabiliyor. Havalandırma ciddi bir önlemdir. Özellikle yükleme ve boşaltma sırasında yığın halinde çok yoğun toz oluşumunu engelleyecek önlemler alınabilir. Biriken tozun sık sık temizlenmesi gibi bazı önlemler alınabilir, böylece havadaki toz önce sakinleştirilir, sonra boşaltılır. Burada bazı önlemler atlanmış gibi görünüyor.” dedi.

Patlamada sıcak hava etkili miydi?

Patlamada sıcak havanın etkisinin olup olmadığının sorulduğuna işaret eden Dr. Bingöl, “Bu patlamada sıcak hava çok etkili değil, yanıcı maddenin tutuşma sıcaklıkları 130 santigrat derecenin üzerinde. Aslında birçok yanıcı element 200, 300 derecenin üzerinde tutuşur. Ancak literatürde bahsedilen, çok yüksek sıcaklıklar üretebilen ve patlamayı başlatabilen 13 farklı tutuşturma kaynağı vardır. Açık alevler, elektrikli aletler, mekanik kıvılcımlar, cep telefonları dahil elektromanyetik frekanslar ve hatta statik elektrik en değerlilerinden biridir. Yani ATEX ihtimali olan yerlerde veya diğer bir deyişle patlayıcı ortamlarda tüm tutuşturucu kaynaklar için mevzuat kapsamında önemli tedbirler alınmalıdır. söz konusu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

habercankaya.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu